wordpress

Termal Cenneti Edremit Korfezi

OKUNMA SAYISI :

Kent yaşamının sorunlarından kurtulmak ve dinlenmek için yapacağınız bir tatil programında en iyi alternatif termal kaplıcalar.

01Güzelleşmek, genç kalmak, sağlıklı olmak, stresten uzak yaşamak, bedenle zihni mümkün olduğunca dinlendirmek. Tüm bunlar çağımız insanının şiddetle ihtiyaç duyduğu unsurlar. Kaplıcalar ve termal tesisler ise bu ihtiyaçların en kolay karşılığını bulduğunu yerler. Termaller, arkeolojik bulgulara göre yaklaşık 10 bin yıldır tedavi ve terapi amacıyla insanlığın hizmetinde. Termaller, romatizmadan ağrılı metabolizmal hastalıklara, kalp, kan dolaşımı ve damar sorunlarından eklem kireçlenmelerine, sinirsel hastalıklardan, sindirim ve deri hastalıklarına kadar bir çok tedavide olumlu sonuç verebiliyor. Bu anlamda termal turizm, üçüncü kuşak tabir edilen orta yaş üstü yerli ve yabancı turistler için de potansiyel sağlık kaynağı.

Edremit Körfezi bir termal cenneti..

Körfezde turizm, deniz ve dağ turizminin yanısıra termal turizme de dayanmaktadır..

Edremit Körfezi, jeotermal kaynaklar bakımından çok zengin ve önceki dönemlerden beri kullanılan kaplıcalara sahiptir. Edremit’in jeotermalle ısınmaya başlaması ve yakın bir zamanda ilçenin tüm mahallelerinin jeotermal rahatlığını yaşayacak olması sıcak su kaynakları bakımından ne kadar şanslı olduğumuzun bir göstergesidir.
02
Entur Termal Devremülk Evleri

Entur Termal Tesisleri Edremit İlçesi, Bostancı Köyü hudutları içinde, İzmir-Edremit Karayolu kenarında ve Edremit şehir merkezine 4 km uzaklıktadır. Kaplıca suyunun pek çok hastalığı tedavi edici özelliğinden dolayı, burası halk arasında “Derman Kaplıcaları” olarakta bilinir.
Kaplıca suyu sodyum sülfatlı oligametalik gruptan olup, kaynaktaki sıcaklığı 57 santigrat, odalardaki sıcaklığı ise 53 santigrat derecedir….

Adramis Termal Otel

Edremit Bostancı Köyü mevkiinde bulunan otel şık ve rahat ortamıyla termal keyfi yaşamak için idealdir. Kapalı ve açık restaurant, Lobby bar, termebar, vitamin bar, iki adet toplantı salonu, tenis kortu, basketbol, voleybol ve mini futbol sahası, günübirlik banyolar, sauna, buhar odası, fitnes center ve fizyoterapist gözetiminde masaj, bioenerji, özel diyet ve kürler Adramis Termal Otel’in hizmetlerindendir.
Biri termal kapalı özel havuz olmak üzere bir adet yarı olimpik kapalı termal havuz ve bir tane açık yarı olimpik yüzme havuz ve çocuk havuzu mevcuttur.

03

Venüs Yalı Termal Evleri

Edremit Körfezi’nin en güzel yöresi Güre’de, denize sıfır kurulan Venüs Yalı Termal Evleri jakuzili açık termal havuzu, çağdaş peyzajı, göleti ve yarınlara kalabilecek kadar özenli mimarisi ile eşsiz bir yaşam sunuyor. Yağcılar İnşaat güvencesiyle inşa edilen evlerin termal suyu, tüm konutlara ve otele, Güre Kaplıcalarının karşısındaki Yağcılar arsasında ki 3 kuyudan 45C° sıcaklığında ulaşacak…

Güre Kaplıcaları

Edremit’in Güre beldesinde bulunan kaplıcalar yöredeki kaplıca ve şifalı suların en ünlüsüdür. Güre Kaplıcası’nda bugün kullanılmayan ancak orijinal bölümleri hala ayakta olan eski hamamdaki mimari süsler, sütunlar ve kabartmaların izleri ilgi çekicidir. Kaplıca suyu özellikle kadın hastalıkları, müzmin romatizmalar, cilt hastalıkları, guatr, kireçlenme, sedef, böbrek ve taş kumları ile karaciğer rahatsızlıklarına iyi geliyor….

Körfez Tatil Beldesi

Kuveyt Türk’ün Edremit Güre’de inşaa ettiği ve Körfez Gayri Menkul A.Ş yönetiminde işletilen Körfez Tatil Beldesi, Kazdağları’nın eteklerinde denize sıfır tesislerinde, denizin yanı sıra kaplıcalarıyla da ziyaretçilerine şifa dağıtıyor. 200 devremülk villaya sahip olan Körfez Tatil Beldesi’nde 15 günlük devreler halinde satılan villaların yanısıra 20 odalı oteliyle de günübirlik konaklamalara imkan sağlıyor. 4 mevsim tatil imkanı sağlayan villalar, 15 günlük devreler halinde 24 devre olarak satışa sunuluyor.

Hattuşa Devremülkleri

Kuzey Ege Bölgesi’nde sırtını Bin Pınarlı İda’ya dayamış olan doğanın özenerek yarattığı Güre, Edremit Körfezi’nde mavi ile yeşilin buluştuğu, pırıl pırıl sıcak ve soğuk sularıyla bozulmadan geleceğe bırakabileceğimiz nadide beldelerimizden biridir. Uzun yıllardır Belediyemizin planlı çalışmaları neticesi Güre bugün bir Termal Turizm Merkezi olma yolunda çok büyük aşama kaydetmesi ve 5 yıldızlı Termal Otelleri, Termal Aqua parkı ile bir yandan sağlık turizmine hizmet ederken; plajları, yürüyüş yolları, bar, cafe, çay bahçeleri ve restaurantları ile gece beach clubları, deniz eğlenceleri ile de gündüz eğlencelerinin körfezdeki merkezi haline gelmiştir.

Güre’deki yeşil ise; dünyanın en iyi zeytinyağlarının elde edildiği binlerce yıllık zeytin ağaçları ve içinde çok çeşitli endemik bitkileri barındıran, Homeros’un İlyada’sını yazdığı Bin Pınarlı İda yani Kazdağları’nın dünyaca ünlü köknar ve çamlarından oluşmaktadır. Yaz aylarının en sıcak günlerinde bile tatlı bir serinlikte insanlarımızı bekleyen Kazdağı Milli Parkı’da Güre’nin ve yörenin en önemli değerlerinden biridir.

Bu kadar çeşitliliği sinesinde barındıran Güre geçmişten günümüze tüm dünya insanlarımızı kucaklamakta ve önümüzde ki günlerin en önemli turizm beldelerinden biri olma yolunda hızla ilerleyen şirin bir Ege sahil beldesidir.

Küçücük bir belde. Bir o kadar şirin, bir o kadar da bakir. Hiç bozulmamış, ellenmemiş. Hani, geçmiş zamanın içinden alınıp öylece 21.yüzyıla bırakılıvermiş gibi… Dağın içinde yeşil bir köy… Eski sokaklar, evler ve buz gibi sular akan çeşmeler… Deniz kıyısında bir iskele, içinde küçük bir çarşı… İda Dağı eteklerinde bir şifa kaynağı, GÜRE. Güre, küçük bir belde olmasına rağmen Edremit Körfezi’nin turizm açısından en hareketli yerlerinden biridir. Çünkü Güre bir termal cenneti. Termal kaynakların varlığı Güre için gerçekten büyük bir şans. Eski çağlardan beri bilinen bir kaplıca merkezi olan bu bölge, 65°C’lik şifalı suyu ile ülkemizin dört bir yanından gelen misafirlere sağlık sunuyor. Milli bir park olan Kazdağı’nın koruma altındaki zeytin ağaçları arasında dağ ve deniz turizminin birlikte yaşandığı Güre’de zengin ve bonkör doğa, alternatif turizme imkan sağlıyor. Uzun sahil şeridi boyunca her yerde denize girmek mümkün. Homeros’un destanında “Bin Pınarlı İda” diye anılan dağın birçok yerinde çaylar ve çavlanlar var. “Ağlayan Şelale” ve “Pınarbaşı” bunların en bilinenleridir. Türkiye’nin ilk özel Etnografya Müzesi Güre’nin Tahtakuşlar Köyü’nde bulunmaktadır. Güre’nin ismini Dünya’ya duyurup tanınmasına vesile olan bu müze, Türkmen kültürünü görsel bir şölenle tanıtıyor gelenlere ve en çok ziyaret edilen yerlerden bir tanesidir. Güre’nin hemen üst tarafındaki Kavurmacılar Köyü, Kazdağı’nın en ünlü efsanesi “Sarıkız”ın köyüdür.

Yeşillikler içine gömülü gizli bir cennet

Su şırıltılı dereciklerin süzüldüğü bereketli vadiler ve zeytinliklerle, yaşlı çınar ağaçlarının gölgesinde kurulan Güre’nin dokusunu oluşturan eski sokaklar, eski çeşmeler, harikulade bir cami, eski evler ve bir yağ fabrikasının görünümü, Güre’nin dokusunu, kısacası Güre’nin kendisini oluşturur. Güre’nin içinde restore edilen asırlık iki tarihi depo nostaljik havayı yaşatmaya devam ediyor. Meydandaki kahveler, Güre’nin günden güne güzelleşen çehresinde değişmeyen bir mihenk taşıdır. Bu kahvelerde çayınızı içerken, Sarıkız’ın ünlü efsanesini köylülerin ağzından dinleyebilirsiniz. Bölge halkı bu efsaneye çok bağlı. Bölgenin hemen her yerinde bu inanışa atfen bir şeyler görmek mümkün. Kavurmacılar Köyü’nde Sarıkız için her yıl Ağustos ayında hayır düzenleniyor ve yine her yıl Ağustos ayında gerçekleştirilen festivaller bölgenin turizmine ve kültürüne katkılar sağlıyor. Ayrıca bin kişilik anfi tiyatrosu her türlü aktivitenin gerçekleştirildiği bir kültür ve sanat merkezidir. Zeytinlikleri bol olan Güre’nin Zeytinyağı düşük asitli, kendine has güzel kokulu ve farklı aroması ile her zaman aranır ve tercih edilir. Güre’nin içinde ve iskelesinde bulunan eski zeytinyağ fabrikaları, günümüzde ziyaretçilerin özellikle görmek istediği yerler arasındadır.
Kazdağları’nın en güzel, en çarpıcı köşeleri Güre’nin yanıbaşındaki vadilerde bulunmaktadır. Ve Pınarbaşı, yöredeki piknik yerlerinin en tanınmışıdır.

Köyün gölgeli çınar altlarının ve gürül gürül akan su şırıltılarının bir araya toplandığı bir güzellikler cümbüşüdür burası… Orman İşletmesi’nin düzenlediği piknik alanlarıyla, getirdiği bazı hizmetler burayı güzel bir dinlence yeri haline dönüştürmüştür. Burada, kar sularında yetiştirilen alabalıkların lezzeti tesislere haklı bir ün kazandırmıştır. Güre’de bir diğer piknik yeri de Pınarbaşı’na yakın olan “Ağlayan Şelale” mevkiidir. Aslında “Patlakçınar Mevkii” denilmektedir. Fakat Ağlayan Şelalesi meşhur olduğu için bu isimle de anılmaktadır. Buradaki ağaçların rengarenk köklerini seyre doyamazsınız. Hiç tahmin edemeyeceğiniz uzunluktaki ağaç köklerinden şırıl şırıl sular akıyor. Geniş vadiler arasında çam, söğüt, anıt çınar, ıhlamur ağaçlarının yoğun olduğu bu bölgede, su ve kuş sesleriyle yorgunluk atmak oldukça keyiflidir. “Kendin pişir kendin ye” piknik yeri ve restoranları, Çamlıbel Köyü’nde körfeze nazır manzaralarıyla farklı bir yemek zevki sunarlar. Kazdağları’nın güzelliği ile bezenmiş, emek ve mücadele ile işlenmiş, manzarası doyumsuz, suyu kesintisiz, havası ve insanı güzel, tarih kokan, zeytinden bereketini, incirden tadını alan bir güzel diyar var ki Güre’ye gelenlerin mutlaka ziyaret ettiği bir köy, ÇAMLIBEL.

Yeşile doymak ve körfezi yüksekten seyretmek için ideal bir yer. Birbirinden güzel parkurları ile doğa severlere eşsiz manzaralar sunan yörede konaklamak, yemek içmek için çok nezih dağ evleri bulunuyor. Yine bu köyün sınırları içinde yer alan “Saklı Bahçe” farklı bahçe tasarımı ile gelen ziyaretçileri etkilemektedir. Güre’nin bir köyü daha var. Kendisini diğer köylerden ayıran, ayrıcalıklı kılan Müzesiyle hep gündemde. Sadece bizim insanlarımızın değil dünyanın her köşesinden gelen insanların ziyaret ettiği bir köy, TAHTAKUŞLAR KÖYÜ. Türkiye’nin ilk özel etnografya müzesi burada bulunuyor. Köylülerin, kendi geleneklerinin izlerini taşıyan tüm eşyaları ve yaşadıkları yere nerelerden gelip nasıl yerleştiklerini temsil eden resimleri ve öğeleri, anlam ve tarih sırasına göre sergiledikleri bu müze Alibey Kudar tarafından kurulmuştur. Şu anda dünyanın yakalanmış ve sergilenen en büyük deri sırtlı deniz kaplumbağası bu müzede sergilenmektedir.

Dünyanın ilk güzellik yarışmasının yapıldığı iDA (Kazdağı) dağında ilk güzellik kraliçesi seçilen AFRODİT’in güzelliğini, yerin altından çıkan bu şifalı sularda hergün yaptığı banyolara borçlu olduğu söylenir. Sağlık ve güzellik isteyen herkes Edremit Körfezi’nin modern termal tesislerinde şifa bulabilir